Dicle Üniversitesi

Öğrenci

Dengbej'ler İlgisizlikten Yakınıyor


Kürt kültürü ve tarihinin günümüze taşınmasında önemli bir rolü olan dengbêjler bugün ilgisizlikten yakınıyor. Oysa bir zamanlar Kürdistan’da soğuk kış gecelerinde çira ya da gaz lambası ışığında evleri ısıtır, klamları dillerden düşmezdi. Silvan’da bir şevbêrkte toplanan altı dengbej, bir kez daha Kürt tarihinin yakın dönemlerindeki önemli trajedileri ve kahramanlıkları klamları ile anlattılar.

Onlar için ayaklı kütüphane ya da gezen tarih deniliyor. Yüzyıllarca Kürt kültürü ve tarihinin sözlü olarak günümüze taşınmasında önemli rol oynadılar. Bugün ise eski ilgiyi göremiyorlar. Kurumlaşarak bu kültürün yaşatılmasını isteyen dengbêjler Silvan’da Feridon mahallesindeki bir evde şevbêrkte bir araya geldiler.

Dengbêjler gecede Şêx Sait, Seyid Rıza ve HPG’liler üzerine söylenen klamlar ile son yüzyılda Kürt tarihiden önemli kesitler ile tarihi canlandırdılar. Bu dengbêjler Batman’ın Beşir ilçesinden gelen Salihi Qubînî (Salih Yorulmaz), Dicle Fırat Kültür Merkezi Mala Dengbêja’dan, İbrahimi Pirikî (İbrahim Almaz), Hazro İlçesinden Arifê Hazroyê (Arif Kuzu), Batman’dan Abdullahê Koçer (Abdullah Koyuncu), Silvan’ın Mezra Hibo (Kıraçtepe) köyünden Şakir Tutar ile Silvan’dan Sofi Şerif’ti (Şerif Çoşkun).

ANF’ye konuşan 6 dengbêj, dengbêjliğin Kürt kültüründeki önemine dikkat çekerken, ilgisizlikten yakındılar.

Lice’ye bağlı Piriki köyünde kendi, kendine klam söylemeyi öğrenen İbrahimi Piriki sorularımıza şöyle yanıt verdi:

İLGİ AZALDI

*Dengbêjliğe nasıl başladınız?

-Son 5 yıldır Dicle Fırat Kültür Merkezinde Mala Dengbêja’da çalışmalarımı yürütüyorum. Bu güne kadar 4 kaset çıkardım. Bu işe başlarken kaset ve teypler yoktu. Radyo Erivan’dan dinlediğim klamlar ile dengbêjliğe olan ilgim arttı. Birde Yerel dengbêjler vardı. Bunlar bizim için esin kaynağı oldu. Karlı Ovalı Sadık, Karayazılı Şakir, Hesenê Şeg Halit, Firdevsli Mustafa gibi dengbêjleri dinleyerek kendimi geliştirdim.



*Günümüzde halk dengbêjlere nasıl bakıyor?

-Türkülerin bağlama eşliğinde söylenmesi, zaman içinde dengbêjlere olan ilginin azalmasına neden olmuştur. Halkımız son yıllarda bağlama eşliğinde söylenen ve hareketli parçalara daha fazla ilgi göstermeye başladı.

HİÇ BİR YASAK DENGBEJLERİ ENGELLEYEMEDİ

*Yasakların gölgesinde klamları söylediniz yıllarca değil mi?

-Kürdistan tarihi boyunca bu coğrafyayı işgal eden tüm işgalci güçler, Kürt dilini ve kültürünü yasaklamışlardır. Dengbêjliğe ise hiçbir yasak getirememişlerdir. Tüm yasaklamalara rağmen bu akşam Silvan ‘da olduğu gibi Kürt halkı dengbêjlerin sesinden kendi klamlarını ve şiirlerini dinlemişlerdir. Kürt halkının sorun ve isteklerini klamlar ile dile getirip, kuşaktan kuşağa aktarılmasına vesile olmuşlardır. Hiç bir işgalci güç bunu engelliyememiş. Biz köylerde gece sohbetlerinde klam söylerken damda bir çocukta gözcülük yapardı. Böyle bir süreçten geçtik.

*Hangi şartlarda kaset dolduruyordunuz?

- Ben daha 15 yaşında iken teypler yeni çıkmıştı. Biz genelde köylerde kaset doldururduk. Köy odasında biz tek kasetli teypte kaset doldururken, damda bir genç çevreyi kolaçan eder, askerler geleceği zaman haber verirdi. Bu şartlarda bile dengbêjliği bırakmadık. Yıllarca çalışmalarımız böyle sürüp gitti.

MALA DENGBEJA’DA 24 DENGBEJ

*Ekonomik ekonomik sıkıntılar nasıl etkiliyor?

-Günümüzde Kürt bürokrat ve belediye başkanlarına bazı görevler düşüyor. Bunlar dengbêjlere destek olmalı. Ben 5 yıldır Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde çalışıyorum. Ben Diyarbakır’da şuna tanık oldum. Avrupa’dan gelen yüzlerce kişi nasıl Diyarbakır Kalesi’ni merak ediyorsa, o derecede de dengbêjleri de arıyorlar. Bütün basın organları ve gazeteciler dengbêjlik ile ilgili sorular soruyorlar: “Siz bu çalışmaları geçmişten günümüze kadar nasıl getirdiniz?” diye. “Bu klamları nasıl beyninizde tutuyorsunuz. Çoğunuzun okuma yazması da yok. Bu çalışmalarınızı nasıl yürütüyorsunuz?” şeklinde sorular yöneltiyorlar bize. Amed’e gelen tüm yererli ve yabancı misafirler Dengbêjliği merak ediyor. Mala Dengbêja ise bir tek Amed’de var. Burada 24 dengbêj bulunuyor. Diğer il ve ilçelerde dengbêj evleri olmadığı için halka ulaşamıyorlar.

YÜZLERCE DENGBEJ VAR

*Dengbêjler için gezen tarih diyorlar?

Dengbêjlik Kürdistan tarihinde önemli bir yer tutuyor. Kültürümüzü bugüne taşımışlardır. Her yerde halk ve kurumlar denbejlere sahip çıksınlar. Kuzey Kürdistan’da tahminime göre yüzlerce dengbêj var.

45 yıldır dengbêjlik yapan Salihi Qubini:

*Siz dengbêjliğe ne zaman ve nasıl başladınız?

-İlk kasetim çıktığında Qubinli (Beşeri) olduğum için Halk bana Salihê Qubini ismini verdi. Dengbêj bir ailenin çocuğuyum. Babam, ağabeylerim, dayılarımın hepsi dengbêjlık yapardı. Ben yeni başladığım dönemde din adamları dengbêjliğin günah olduğunu söylediği için babam dengbêjliği bıraktı. Ben ağabeylerim ve amaca çocuklarım devam ettik.

İlk olarak Erivan, İran ve Başur radyolarında klamlar yayınlandığında can kulağı ile dinleyip ezberliyorduk. Birde yaşadığımız civardaki üstatlarımızdan klam söylemeyi öğrendik. O günden günümüze dengbêjlik geleneğini taşıdık. 45 yıldır gece sohbetlerinde klam söylüyorum. Farklı şehirlerde ikamet eden halkımız davet ediyor ve bende gidiyorum. Serhat, Mardin, Suriye, Başur, Bakur ve batı ilerinde yaşayan illere gidiyoruz. Kürtlerin yaşadığı tüm şehirlere gidiyoruz.

*Sizce de dengbêjliğe ilgi azaldı mı?

20-30 yıl önce bir dengbêj bir kent, kasaba veya köye gittiği zaman bu gün bir bakan nasıl karşılanıyorsa, aynen öyle karşılanırdı. Günümüze ise her geçen gün dengbêjliğe olan ilgi azalıyor.

KLAMLAR VE ÖYKÜLER

*Bunu neye bağlıyorsunuz?

-Günümüzde yeni nesiller daha çok hareketli parçalara ilgi gösteriyorlar. Klasik klamlardan uzak duruyorlar. Dinleyici kitlemiz genelde yaşlılardır. Annelerimiz olmasaydı bizde olmayacaktık. Klam ve çiroklarımız (öykü) olmasaydı bugün dilimiz ve kültürümüzü tanımayacaktık. Kültürümüz bugüne dengbêjlerin klamları ile gelmiştir. Dengbêjler olmasaydı, Seyid Rıza, Şêx Sait, Halit Begê Cibri, Hüseyin Paşa, Süleymane Ahmet, Kerem Kalagazi, Keremê Eli’lerin kim olduğunu öğrenemeyecektik. O dönemde kitap ve yazma işi yoktu. Kürt halkın beyni ve düşünceleri klam ve çirokların üzerinde idi.

HER KLAM KÜRT TARİHİNİN BİR PARÇASI

*Dengbêjlik nedir?

-Dengbıjlik tek kelime ile hatırlamadır. Şêx Sait’in klamı söylendiği zaman onu hatırlıyoruz. Seyit Rıza, Halit Beg üzerine söylenen kılalar ile verdikleri mücadele hafızamızda canlanıyor. Dengbêjlerin söylediği her klam Kürt tarihinin bir parçasıdır.

*Kaç klam tarzı var?

-İki tarzda söylenir. “Dertbêjî” ile “Dilbêjî” olarak konularına göre ikiye ayrılırlar. Örnek verecek olursak. Ailesinin başına bir felaket gelen Kürt kadını, bir yandan oturur çocuğunu emzirirken, bir yandan gözyaşı döker, öbür yandan da duygularını söylediği klamlar ile dile getirir. Bu acıyı anlatan klam “dertbêjî” ye örneğidir. “Dilbêjî” ise konusu aşktır. Kişi ilgi duyduğu konu veya kişi üzerinde söylediği klam çeşididir.

KADIN DENGBEJLER

*Kadın dengbêjler var mıydı eskiden?

-Kadın Dengbêjler her zaman olmuşlardır. Fakat 30-40 yıl önce bir kadın toplumun içinde klam söyleyemezdi. Yalnız iken, tarlada çalışırken, çirpi toplarken veya bir yere giderken kendi kendine söylerdiler. Kadın toplumun içinde veya tek başına çalışırken klam söylediği zaman toplum tarafından yadırganırdı. Günümüzde ise kadınlar hayatın her alnında olduğu gibi dengbêjlik çalışmalarını da yürütebiliyor. Günümüzde kadın denbêjler, Toplantı, düğün, destival ve Newrozlarda sahne alıyorlar.

EKONOMİK GELİRİ OLMADIĞI İÇİN İLGİ YOK

*Televizyon ve Cd’ler dengbêjleri nasıl etkiledi?

- Ben pek buna bağlamıyorum. Benim 7 oğlum var, hiç biri de dengbêjliğe ilgi göstermiyor. Bana şunu söylüyorlar. “Bu meslek ile geçimimizi sağlayamayız” diyorlar. Ben dengbêjlik yapmadan yaşayamam. Biz dengbêjliği atarsak bile, gönlümüz atamaz. Ekonomik anlamda bir geliri olmadığı için gençlere dengbêjlik mesleğine ilgi göstermiyorlar.

-Geçmişte dengbêjler nasıl geçinirlerdi?

-30- 50 yıl önce her beyin, her ağanın ve her şeyhin bir dengbêji olurdu. Bunlar ne yerse, ne giyerseler aynısını dengbêjine de verirdi. Günümüzde öyle bir şansları yok. Günümüzde gençler dengbêjliğe şu gözle bakıyor. Ekmek mi, su mu veriyor” anlayışı ile bakılıyor. Böyle bakıldığı için dengbejlerde bu meslekten soğuyor. Biz dengbêjler klam söylemeden yaşayamayız.

DENGBEJLERİN DE KURUMLARI OLMALI

*Yeni nesillin müzik tarzını nasıl buluyorsunuz?

-Biz klamlar da ne söylediğimizi biliyoruz. Kürt tarihi, Kürtlerin tüm istekleri dengbêjlerin dilinin altındadır. Kaç kişi bunu anlıyor? Yeni nesilden kim bunu anlıyor? Her şey değişiyor. Biz dengbêjlerin de kurumları olmalıdır. Ancak böyle yeni nesillere ulaşabiliriz. Tüm dengbêjler yokluk içinde yaşıyor. Çoğu ev kirasını bile ödeyemiyor. Sazı olamayan herkes yokluk içinde yaşıyorlar. Dengbêjlik fedakarlık ile ayakta duruyor günümüzde.100 belediyemiz var, her belediyenin bir dengbêj evi olmalı, her belediyemiz bir dengbêje sahip çıkmalıdır.

TEYPLER İLK ÇIKTIĞINDA DENGBEJLERİ KIYMETİ ARTTI

Koçer olan 53 yaşındaki Abdullahê Koçer (Abdullah Koyuncu): 43 yıldır dengbêjlik yapıyorum. Zozanlar da koyun otlatırken bir yandan kaval çaldığını, bazen de klam söyleyerek kendi kendime öğrendim. Zozanların yasaklanmasının ardından, yaylalarımıza korucular el koydu. Ailece 1990 yıllından beri Batman kent merkezinden yaşıyoruz. Teypler ilk çıktığında dengbêjlerin kıymeti de arttı. Teyip kasetleri ile her yere ulaşıyorduk. Kasetlerimiz elden ele geçer her tarafa yayılıyordu. Eskiden halk bizi bir düğün veya şevbêrke davet ederken yol ücretimizi veriyordu. Günümüzde ise düğüne çağrıldığımız zaman hiçbir ücret almıyoruz. Bağlama eşliğinde söylenen türküler daha fazla ilgi görüyor. Ben ve türkü söyleyen bir arkadaşım birlikte aynı düğüne gittik. Bağlama ile türkü söyleyen arkadaşım 1000 TL ücret ile bir o kadarda bahşiş alırken, ben masraflarımı cepten yaptım. Kimse eskisi gibi dengbêjlere ilgi göstermiyor. Ben klam söyleyemeden yaşayamam. Evden çarşıya bile giderken kendi kendime klam söylüyorum. Bazen kendimi öyle kaptırıyorum ki, yanımdan geçenler bana tüh tuhaf bakıyorlar.

AYAKLI KÜTÜPHANE

35 yaşındaki Hazrolu Arifê Hazroyê (Arif Kuzu): 25 yıldır klam söylüyor. Televizyon ve cd’lerin klamlara olan ilgiyi azatlığını belirtiyor. Kendi geçimini sağlamak için düğünlerde hem klam söylüyor hem de bağlama eşliğinde türkü okuyor.

Silvan’a bağlı Mezra Hêbo’lu Şakirê Mezêrki (Şakir Tutar) ise 10 yıl önce klamlara olan ilginin azaldığını görünce, çiftçiliğe başlamış ve yalnızca şevbêrklerde klam söylüyor. Dengbêjliğe büyük sevgisi olduğunu söylüyor. “Televizyon ve kitapların olmadığı dönemde dengbêjlerin söylediği klamlar ile son yüzyıldaki tarihimiz öğreniyoruz” diyerek, dengbêjliğin ayaklı kütüphane olduğunu belirtiyor.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

You are here  :