Dicle Üniversitesi

Öğrenci

Buğdayda Fiyartlar Çıldıracak

Hububat Üreticileri Sendikası’nın hazırladığı buğday raporunda, küresel iklim değişikliği, tarımın şirketleşmesi sonucu gıda krizini derinleştirdiğine dikkat çekilerek, önlem alınmaması durumunda kıtlık yaşanacağı ve fiyatların çıldıracağı uyarısında bulundu.

Hububat Üreticileri Sendikası, üretiminde önemli sorunların yaşandığı gıdalardan ‘buğday’ ile ilgili bir rapor hazırladı.

 

Dicle Üniversitesi.Net Buğday

Raporda, dünyada temel besin maddelerinin tehdit altında olduğu kaydedilerek, "Tehditlerin ilk sıralarında küresel iklim değişikliği ve tarımın şirketleşmesi ile gıdanın borsaya konu edilmesi yer alıyor. Bu üç temel konu gıda krizini derinleştiriyor, vazgeçilmediğinde ise gıda krizi sonrasında kıtlıklar yaşanacak. Gıda fiyatları çıldıracak" denildi.

Almanya’da şimdiden buğdaydan yapılan gıdalara yüzde 12 ile 15 arasında zam geldiğine dikkat çekilen raporda, Latin Amerika ve Kanada’da yaşanan sel, Hindistan’da azalan muson yağmurları, Avrupa’da yüksek sıcaklar ve Rusya’daki kuraklık ve yangınların buğday verimliliğini düşürdüğü ifade edildi. Dünyanın üçüncü büyük buğday ihracatçısı olan Rusya’da aşırı sıcaklık ve yangınlar buğday ekili alanların yüzde 20’sine zarar verdiği de belirtilen raporda, "Rusya da, buğday ihracatını durdurdu. Rusya’nın ihracatı durdurma kararı öncesinden başlayarak son iki ayda küresel piyasalarda buğday fiyatı yüzde 80 oranında arttı. Ancak buğday fiyatının böyle artması gerekmiyordu. Bu gerçekçi değil. Çünkü gerçekte bütün yaşanılan felaketlere karşın dünyanın ürettiği tükettiğinden fazla. Yeterli stok da mevcut" denildi.

‘GEREKÇE DAHA FAZLA KÂR’

Uluslararası Hububat Konseyi’nin Temmuz ayı verilerine göre, dünya buğday üretiminin 651 milyon ton olurken tüketiminin 655 milyon ton olduğu ve stokun ise 192 milyon ton olduğu raporda yer verildi. Avrupa’da buğdayın ton başına 230 avroya yükseldiğine dikkat çekilen raporda, bu fiyatın aynı zamanda son üç yılın en yüksek fiyatı olduğu da açıklandı. Raporda, fiyatların yükselme nedeninin tarım ve gıdaya büyük tarım ve gıda şirketlerinin egemen olması ve fiyatları onların belirliyor olması olarak gösterildi.

Eğer küresel iklim değişikliğinin fiyatların üzerinde birinci derecede belirleyiciliği varsa) çözüm için neden adım atılmadığı sorusunun sorulduğu raporda, küresel iklim değişikliğinin en önemli nedeninin tarımsal üretim tarzı ve global gıda sistemi olduğu kaydedildi.

RAPOR TARIM BAKANI EKER’İ YALANLIYOR

Dünyada ve Türkiye’de en çok tüketilen besin maddesinin ekmek olduğu ifade edilen rapor da, "Türkiye’de şu anda 1 milyon hektar arazide buğday ekilmiyor. Bunun 500 bin hektarı toprağı terk etti, hiç ekmiyor. 500 bin hektarında ise çiftçiler buğday ekiminden vazgeçti, başka ürünler yetiştirmeye yöneldi. Türkiye’nin buğday ihtiyacının 19 milyon ton Türkiye’de beklenen buğday rekoltesi ise 17 milyon ton dur. Açığımız ise 2 milyon ton. Eğer tarımımız gelişmiş ülkeler oranında desteklenir, çiftçinin ürününe maliyetin altında fiyatlar belirlenmezse yani çiftçi buğday ekiminden vazgeçirilmezse Türkiye buğday konusunda kendisine yeterli olabilecek potansiyele sahiptir" denildi. Türkiye’nin şu anda 2 milyon ton buğday dış alımına ihtiyacı olduğuna dikkat çekilen raporda, "Bir de bu yıl hasat dönemi yaşanan yağışlar nedeniyle buğdayda kalite kaybı var. Yani ekmeklik buğdayın bir bölümü yemlik buğday oldu. Bunu da üzerine ekleyecek olursak Tarım Bakanı Mehdi Eker’in söylediğinin tersine buğdayda sorun yaşayacağız, demektir" denildi.

Hububat Üreticileri Sendikası’nın Buğday Raporu'nda yapılması gerekenler ve önlemlerin bir kısmı ise şöyle sıraladı:

-Temel gıda maddelerini küresel borsalara konu etmemeliyiz. Ülkelerin yerel tohum, yerel üretim, yerel pazar esaslı politika önceliği olmalı ve uyulmalı.

-Tarımın şirketleşmesine değil, çiftçilerin çiftçilik yapmasını sağlayacak, yaşamın sürmesini sağlayıcı temel besin maddelerinin üretilmesini esas alacak, politikaları uygulamaya hükümetler zorunlu olmalı.

-Buğdayda stok yönetimini asgari 2-3 yıllık bir döngü perspektifinden bakarak düzenlenmeliyiz. Stok yönetimi, TMO bünyesindeki uzman insan kaynağı tarafından yönetilmeli,

-IMF telkinlerine kapılmamalıyız.

-Maliyetlerin altında belirlenen buğday fiyatları nedeniyle çiftçi buğday ekiminden uzaklaşıyor. Buğday fiyatları maliyet artı yüzde 25 kazanç artı insanca yaşam payı eklenerek belirlemeli ve uygulamalıyız. Çiftçiyi yeniden buğday üretimine çekmeliyiz.

-Küresel iklim değişikliğini kısa erimde ortadan kaldırmak için henüz dünya ülkeleri arasında bir mutabakat yok. Ancak ülke olarak bu konuda yapabileceklerimiz var.

-Üretim modelinde doğayla dost, toprağını ve suyunu kirletmeyen insan sağlığı için risk oluşturmayacak üretim modeline bir devlet politikası olarak dönmeliyiz.

-Yerel tohum, yerel üretim ve yerel pazarlara sunum zincirinin halkalarına üretici ve tüketicileri egemen kılacak politikaları belirleyip geliştirmeliyiz.

 

Yorum ekle


You are here  :