Öğrenci
| Cumhurbaşkanımıza açık mektup |
|
Sayın Cumhurbaşkanım;
Bir Kürt olduÄŸum için Türkiye bürokrasisinde karşılaÅŸtığım insanlık dışı uygulamaları burada saymakla bitirmem. Söylediklerimin birer soyut iddia olarak algılanmaması bakımından, tarafıma uygulanan hukuksuz uygulamalara iliÅŸkin arÅŸiv tutmaktayım. Yeri ve zamanı geldiÄŸinde bu arÅŸivimi kamuoyu ile paylaÅŸacağım. Amacım, nimetlerinden yararlandığım bu güzel ülkeyi karalamak deÄŸil, bu güzel ülkemizin güzel insanlarının hiç de hak etmediÄŸi insanlık dışı uygulamaların minimize edilmesine katkı saÄŸlamaktır. Sayın CumhurbaÅŸkanım; Uygulamacıların tarafıma yaptığı insanlık dışı hukuksuz uygulamalar, 22 Temmuz 2007 tarihi itibarıyla giderek yoÄŸunlaÅŸtı. İlk hukuk dışı uygulama ile, Ocak, 2008 tarihinde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde yapılan doçentlik sözlü sınavında karşılaÅŸtım. Dört duvar arasında yapılan bu sözlü sınavda bana siyasi sorular da soruldu ve hak etmediÄŸim halde elendim. Konuyu yargıya taşıdığımda, davalı idare olan ÜAK'un, bu tür sözlü sınavlarının yargı denetimi dışında olduÄŸu ÅŸeklinde saçma sapan bir savunma psikozu içine girdiÄŸini gördüm. Gerisi malum. YÖK, ÜAK ve MEB, TBMM ile temasa geçerek, doçentlik sözlüsünü dizayn eden yasa maddesine bir ekleme yaparak, doçentlik sözlüsünün de artık yargı denetimine açık olduÄŸunu, adı geçen yasaya eklediler. Zat-ı aliniz de Haziran 2008'de doçentlik sözlüsünü yeniden dizayn eden bu yasa deÄŸiÅŸikliÄŸini onayladınız. Nihayet 2008 Ekim ayında ÜAK tarafından, tarafıma doçentlik ünvanı verildi. Ancak bu defa sıra Dicle Üniversitesi Rektörlüğü'ne geldi. Buradaki Rektör Prof. Dr. AyÅŸegül Jale SARAÇ, ısrarla bana hak ettiÄŸim doçentlik kadrosunu vermedi. Hak ettiÄŸim kadromun tarafıma verilmesi istikametinde bazı dilekçeler verdim. Ancak bu dilekçelerimdeki iddialarım tarafsız bir komisyon tarafından inceleneceÄŸi yerde, bu iddialarım peÅŸin peÅŸin suç gibi lanse edildi ve bu dilekçelerimdeki bazı ifadelerim sebebiyle bana 2008 yılında doÄŸrudan KADEME İLERLEME DURDURMA cezası verildi. Bu iÅŸleme karşı yargıya baÅŸvurdum. Ancak yargı daha bu konuda nihai kararını vermeden, adı geçen Rektör, yandaÅŸlarıyla bir olup, Diyarbakır'daki GÜN TV'de yaptığım bir konuÅŸma sebebiyle 2009 yılında tarafıma GÖREVDEN ÇEKİLMİŞ SAYMA cezası verdi. Nihayet Diyarbakır'daki mahkemeler, 2008'deki ceza hakkında İPTAL kararı, 2009'daki ceza hakkında da YD. kararı verdi. Mahkemenin bu kararları üzerine, Ekim 2010'da tekrar görevime iade edildim. Ancak Rektör Prof. Dr. AyÅŸegül Jale SARAÇ, mahkemelerin lehime verdiÄŸi kararları içine sindiremedi. Bu sebeple Üniversite Yönetim Kurulu'nu, disiplin kurulu sıfatı ile iki defa toplayarak, güya mahkemenin İPTAL ve YD. kararındaki hukuki eksikliklerin ikmal edilmiÅŸ olduÄŸumu söyleyerek 2008 ve 2009'da tarafıma verilen her iki cezayı tekrar geçerli hale getirdi ve Aralık 2011'in başında beni tekrar görevden aldı. Bu durum karşısında yine yargıya baÅŸvurdum. Ancak, beni görevden ayıran Rektör Prof. Dr. AyÅŸegül Jale SARAÇ, nedense 15 Aralık 2011'de maaşımı kesmedi. Bekledim. 15 Ocak 2011 maaşımı da kesmedi. Fakat ne oldu ise, 02.02.2011 tarihinde yeni bir iÅŸlem tesis ederek, daha davalar derdest iken, tarafıma 2008'deki ve 2009'daki güya suç teÅŸkil eden fiillerim sebebiyle 3. kez görevden çekilmiÅŸ sayma cezası vererek maaşım ve saÄŸlık haklarından yaralanma hakkım dahil, bütün özlük haklarımı kesti. Bu son cezaya karşı, Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi'ne baÄŸlı olarak yeni açılan 3. İdare Mahkemesi'ne baÅŸvurdum. EÄŸer adı geçen mahkemedeki hakimlerimiz, daha önceki bazı hakimlerin yaptığı gibi iÅŸi savsaklamaz ve davalı idarede resmi evrak üzerinde sahtecilik olayını kapatmazlarsa, saÄŸlıklı bir hukuki kararın çıkacağına h‰l‰ inanıyorum. Sayın CumhurbaÅŸkanım; Dicle Üniversitesi Rektörlüğü'ndeki çete odağının son yaptıklarını, CumhurbaÅŸkanlığının internetteki sitesi üzerinden kurumunuz ile paylaÅŸtım. Ancak CumhurbaÅŸkanlığı ile internet üzerinden ulaÅŸtığımı anlayan Dicle Üniversitesi'ndeki bazı görevliler, 08. 02.2011 tarihinde fakültemdeki odamın internet ağını kestiler. Bir gün sonra da ikamet ettiÄŸim lojmanın internet ağını kestiler. Bunun üzerine Dicle Üniversitesi'ne baÄŸlı Bilgi İşlem Dairesi ile temasa geçtim. Burada çalışan ve adının Ömer Faruk olduÄŸunu söyleyen bir memur, önce Rektörlükten gelen bir kağıt üzerine internet ağımı kestiÄŸini söyledi. Bu kağıdın resmi bir nitelik taşıyıp-taşımadığını sorunca da, bu defa gelen ÅŸifahi bir talimat üzere kesildiÄŸini, söyledi. Bunu da sorguladığımda bu defa, hayır ben kendi başıma bunu yaptım, dedi. İnternet ağımın kesilmesi iÅŸlemi hakkında Bilgi Edinme Yasası'na göre açıklayıcı bilgi istedim. Bu dilekçem 09.02.2011 tarihinde 2200 evrak no ile Rektörlük evrak kaydına girdi. Ancak Rektörlük çoÄŸu zaman, Bilgi Edinme taleplerini de boÅŸa çıkarmaktadır. Ad geçen Rektörlükteki çeteleÅŸmenin boyutları hakkında zaman zaman CumhurbaÅŸkanlığınızı somut belgelerle bilgilendirerek, Türkiye'nin demokratikleÅŸmesi ve ÅŸeffaflaÅŸması istikametindeki iradenize destek ve katkı sunacağımı bildiriyor, bilvesile en derin saygılarımın kabulünü umuyorum. Â
|